metin
Gazeteci olmak...
07/03/2008
Can Dündar / 28 Mart 1998 / Yeni Yüzyıl

Üniversiteye hazırlanan bir genç, "hukuk mu yazsam, gazetecilik mi" diye sordu geçenlerde; "Hukuk yaz" dedim. "Çünkü hukuk okumadan hukukçu olamazsın, ama gazetecilik okumadan da gazeteci olabilirsin."
Bunu hayıflanarak söylemedim. Mesleğin "mektepli"lerinden olmama rağmen şunu biliyorum ki, aramızda hukuk okumuş çok iyi gazeteciler olduğu gibi, basın-yayın okumuş çok kötü gazeteciler de var. Diğer dallardan gelenler, çoğu zaman zenginleştiriyorlar mesleği... Hele gazetecilikte uzmanlaşma arttığından beri, bu hepten böyle.. O yüzden ne gazetecilik, tabiplik gibi diploma koşuluna bağlı bir meslek, ne de gazeteci cemiyetleri, tabip odaları gibi mesleki tasdik örgütleri... Avukat olabilmek için diploma gerekiyor, ancak gazetecilik için basın kartı gerekmiyor. Böyle olduğu için de, kimlerin gazeteci olup, kimlerin olmadığına karar vermek kimsenin haddi değil.
* * *
Çoktandır meslekdaşlarla aramızda tartışıp durduğumuz bu konu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) kongresiyle yeniden gündeme geldi. Son dönemde basına saldırılan her yerde TGC'nin de tepkisini görmeye başlamıştık. Bir dergi toplatıldığında, bir gazeteci hedef olduğunda ya da Metin Göktepe duruşmalarında Cemiyet Başkanı Nail Güreli mutlaka sesini yükseltiyor ve örgütün yıllardır ihmal ettiği basın özgürlüğü mücadelesini öne çıkarıyordu.
İnanması zor, ama bazı gazeteciler bundan rahatsız olmuşlar. Meslek örgütlerini birer yardımlaşma sandığı olarak görenler, kongreyi fırsat bilip karşı kampanya başlattılar. "Efendim, niye arsa alıp ev yapmak, lokal açmak varken Başkanımız mahkemeleri dolaşıyor" dediler. Dahası, başkan adayı Orhan Taşan, "Metin Göktepe, Cemiyet üyesi değil. Basın kartı da yok. Gazeteci sayılmaz" dedi. (Ne ilginç, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar da öyle söylemişti).
Bu ifadenin neresini düzeltmeli? Cemiyet, sadece kendi üyeleri darda kalınca mı basın özgürlüğüyle ilgilenir? Basın kartı, gazetecilik için yegane gösterge midir? Basın kartı olup da gazetecilik yapmayanların sayısı, basın kartı olmayıp da gazetecilik yapanlardan kat kat fazla değil midir? Bir gazete adına bir toplumsal olayı izleyen muhabir, gazeteci sayılmayacaksa, kim sayılacaktır?
Hem "bu gazeteci-bu değil" tasnifini yapmaya hangi merci yetkilidir?
* * *
Bu "Meslek benden sorulur" tavrı son zamanlarda her alanda yoğunlaştı.
Birkaç şair çıkıp "Yılmaz Erdoğan şair değil" diyebiliyor.
Bir edebiyat derneği çıkıp Ecevit'i şairlikten ihraç edebiliyor?
Ne hakla?
Bir insan için "iyi şair değil" demekle "şair değil" demek arasında büyük fark var: İlki eleştiridir, ikincisi meslek baronluğu...
Gazetecilik de böyle... "Şu gazeteci sayılır, bu sayılmaz" tartışması yüzünden hala hapisteki gazetecilerin sayısında bile müttefik değiliz. Kimine göre bu sayı 70'in üzerinde, kimine göre 10'un altında...
Neden böyle?
Çünkü kimimiz falanca yazıyı, ifade özgürlüğü çerçevesinde görüyor ve onu yazanı düşünce suçlusu sayıyoruz; kimimiz, saymıyoruz.
Bu tartışma daha çok uzayacağı için, ben burada kendi "standart"ımı ortaya koymakla yetineyim:
İnsanları şiddete, katliama, cinayete teşvik etmeyen yazı, ifade özgürlüğü sınırları içindedir. Onu yazdığı için cezalandırılan da "düşünce suçlusu" sayılır.
Metin Göktepe, bu anlamda elbette ki gazeteciydi.
Metin'in hesabının sorulması, basın ve ifade özgürlüğünün savunulması için meslek içi ve örgütler arası dayanışmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerdeyiz.
O yüzden, Nail Güreli'ye bugüne kadar ki duyarlılığı için bir gazeteci olarak teşekkürü borç biliyorum. Bundan sonra da her haksızlıkta Cemiyet'le omuz omuza olmayı umuyorum.
anasayfailetişim
METİN'E METİN
BİR METİN

Metin'in kafasında
bir darp var
Polis
karakolundan
morga kadar
Mosmor
Bir darbe var
yüreğimizde
beynimizde
Soruyor bir işaret
fişeği
Biz ölerek mi
yaşamayı
öğreneceğiz hâlâ...

Can Yücel
gazeteciler

Tel: +90 (212) 233 20 36 Fax: +90 (0212) 233 18 60-70
Eskişehir Mahallesi Dolapdere Caddesi Karabatak Sokak No: 31/2 Şişli/İSTANBUL
          e-posta: bilgi@metingoktepe.com
eby
anasayfa ::  haberler ::  biyografi ::  yorumlar ::  göktepe ödülleri ::  metinden ::  dava hakkında ::  fadime göktepe
EVRENSEL - 2008