metin
Parana göre lise; seç seç al
07/03/2008
Sadık Güleç- Metin Göktepe

Cüzdanın durumuna göre özel statülü liseler ya da açık öğretim liseleri... Okullarda kademeli olarak özel statü... Süper sınıflarda paralı ve yabancı dilde eğitim, diğer sınıflarda babadan kalma öğretim...
Aynı okulda statüyle bölünen öğrenciler ve "sınıf çelişkisi"... Televizyonla lise diploması; kredin tutursa...
Normal statüde olan yüzü aştın lise, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından özel lise statüsüne getiriliyor. Geçen eğitim döneminde başlayan bu uygulama yüzünden birçok lise, emekçi ailelerinin çocuklarına kapatılıyor. Özel statü alma eğitimine giren liselerde ilk adımlar süper sınıfların açılmasıyla atılıyor. Süper sınıflarla başlayan süreç, süper liselere dönüşerek tamamlanıyor. Özel statülü liselerdeki eğitim, teknik bakımdan normal liselere göre oldukça kaliteli.
Seçkin sınıflara alınan seçkin öğrenciler hazırlık sınıfında bir yıl yabancı dil öğretimi gördükten sonra, başladıkları normal lise müfredatını yabancı dilde okuyorlar. Her öğrencinin bu liseye kayıt yapması münkün değil. Kayıt koşullarından birini sağlamak için, öğrencinin ortaokuldaki not ortalamasının yüz üzerinden doksanı tutturması gerekiyor. Diğer koşula göre ise, öğrenci, kayıt sırasında 8 ile 15 milyon lira arasında bir meblağı ödemek zorunda.
İstanbul'da bu koşullarla öğrenci kabul eden süper lise sayısının 30 olduğu bildiriliyor. Pertevniyal, Şehremini, Kabataş Erkek, Beşiktaş Kız, Etiler ve Plevne liseleri bunlardan birkaçı. Adı geçen liselerin bir kısmı özel lise statüsüne geçtiğimiz öğrenim döneminde, bir kısmı ise yeni öğrenim döneminde geçti.
Yeni öğrenim döneminde, daha önce tek sınıf olarak başlatılan süper sınıf uygulaması yaygınlaştırılarak birden fazla sınıfa yayılıyor. En çok 30 öğrencinin ders gördüğü bu sınıflarda ders veren öğretmenler de serbest rekabet piyasası kurallarına göre belirleniyor. Bu sınıflarda ders vermek ayrıcalığına "Yüksek" mesleki performans gösteren öğretmenler sahip oluyor. Pertevniyal Lisesi Müdürü Seyhan Cengiz, bu uygulamayı çok iyibulduğunu ve tembel öğrenci ile çalışkan öğrenciyi birbirinden ayırmak için böyle bir yönteme başvurulduğunu söylüyor ve ekliyor "Devlet aslında özelleştirmeye gitmelidir. Özel okulların sayısı artmalıdır. Bu uygulama kesinlikle olumlu bir uygulamadır."
Pertevniyal Lisesi öğrencilerinden B.Ç. ise "Bizim okulda birçok arkadaş parası olmadığı için kayıt yaptıramadı. Bu uygulama ile eğitim bakımından dana iyi olan liseler biz emekçi çocuklarına kapatılmaya çalışılıyor. Aileler ise, tepkilerini dışa vurmaktan çekiniyor, sessiz kalıyorlar" diyor.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ortaöğrenimde kayıtlar sırasında hiçbir veliden para alınmayacağı söylenmesine karşın özel sınıflara kayıt, vakıflara yardım, okul aile birliğine bağış adı altında toplanan paraların paralı eğitim veren özel liselerde alınan ücretlere yakın olduğu görülüyor.
Eğitim-Sen eski Genel Eğitim Sekreteri Aziz Toprak, "Liselerde yeni başlayan bu uygulama paralı eğitime geçişin bir halkasıdır. Bu liselerin artık Anadolu ve Fen liselerinden farklı yanı kalmıyor. O okullara sınavla öğrenci alınırken bu okullarda parayla alınıyor; tek farkı bu olsa gerek" diyor.
Bu uygulama aynı okulda öğrencileri süper ve normal sınıflar olarak ikiye bölüyor. Normal sınıflarda eğitimin teknik kalitesi Süper sınıflara göre oldukça düşük ve bir sınıfta 60'ın üzerinde öğrenci bulunabiliyor. Okullarda yaratılar bu "sınıf farklılığı", alt sınıflarda yaşayan öğrencilerde psikolojik sorunlar yaratıyor. Özel liselerde bu "sınıf çelişkisi" öğrenciler arasındaki husumetlere yol açtığı gibi, okul idaresinin gözdesi olan seçkin öğrencilerin, sıradan sıralarda oturan arkadaşları üzerindeki otoriteleri öğrenciler arasında kasıtlı bir uçurum oluşturuyor.
Kabataş Erkek Lisesi öğrencisi Mehmet Özcan, "Bizim lise Türkiye'nin örnek lisesi olarak gösteriliyor. Oysa süper öğrenci statüsüne alınmayan bizler, okulun hiçbir olanağından yararlanamıyoruz. Bizlere yabancı dil eğitimi yok. Öğretmenlerimiz tamamen farklı. Kısa zamanda bizi mezun edip okulu tamamen zengin çocuklarına açmayı düşünüyorlar" diyor.

Bir de açık öğretim liseleri...
Geçtiğimiz öğrenim döneminde süper liselerin yanı sıra bir de açık öğretim liseleri piyasaya çıktı. Açık Öğretim Fakültelerinden esinlenerek uygulamaya başlanan açık öğretim liselerinin eğitimi, öğrencilerden okula gitme koşulu istenmeksizin televizyondan yapılıyor.
Geçen yıl 44 bin 500 öğrencinin kayıt yaptırdığı açık öğretim lisesine bu yıl öğrencilerin ilgisi azalmış durumda. Kredili sistemin uygulandığı bu liselerde öğrencilerin beş dönemde 144 kredi tamamlamaları gerekiyor. Bu krediyi tamamlayamayan öğrencilerin kaydı siliniyor ve eğer öğrenci isterse tekrar birinci sınıftan başlamak üzere kayıt yaptırabiliyor. Kayıt sırasında öğrencilerden alınan para ise 500 bin lira civarında.
Sınıflara bölünmüş bir toplumda aileler ekonamik güçleri iyi değilse çocuklarına teknik bakımdan kaliteli bir eğitim sağlama olanağından yoksun kalıyorlar. Ama zengin ailelerin çocukları iyi bir eğitimden geçirilerek gelecek yaşamlarına hazırlanıyor ve bundan sonraki eğitim basamaklarına iyi donanmış olarak başlıyorlar. Aziz Toprak, "Devlet, emekçi çocuklarını üniversitelere sokmamak için elinden gelen herşeyi yapıyor. Açık öğretim liseleri yoksul aileler için bir umut kapısı olarak gösterilmeye çalışılıyor. Devlet aslında öğretim ve eğitim için yapıtırım yapmaktan kaçmanın yollarını arıyor. Açıköğretim liseleri bunun sonucudur" diyor.
EYLÜL 1993/ Yıl: 1 Sayı: 4
anasayfailetişim
METİN'E METİN
BİR METİN

Metin'in kafasında
bir darp var
Polis
karakolundan
morga kadar
Mosmor
Bir darbe var
yüreğimizde
beynimizde
Soruyor bir işaret
fişeği
Biz ölerek mi
yaşamayı
öğreneceğiz hâlâ...

Can Yücel
gazeteciler

Tel: +90 (212) 233 20 36 Fax: +90 (0212) 233 18 60-70
Eskişehir Mahallesi Dolapdere Caddesi Karabatak Sokak No: 31/2 Şişli/İSTANBUL
          e-posta: bilgi@metingoktepe.com
eby
anasayfa ::  haberler ::  biyografi ::  yorumlar ::  göktepe ödülleri ::  metinden ::  dava hakkında ::  fadime göktepe
EVRENSEL - 2008